türkiye arda turan

2016-06-22 14:05:00

A Milli Takım'ın 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) D Grubu son maçında Çek Cumhuriyeti'ni 2-0 yendiği maçın ardından yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulunan Arda Turan, son 16'ya kalmak istediklerini ifade ederek, "Takım arkadaşlarımı, bütün ekibi herkesi tebrik ediyorum. Sonuna kadar muhteşem bir mücadele verdiler. Kazandığımız için çok mutluyuz. Yarın diğer maçların sonuçlarına bakacağız. İnşallah bir üst tura çıkarız. Ülkemiz için bu turnuvalarda olmak önemli. Her zaman bunu söylemiştim. Bayrağımızın burada olması bizim için önemli şeydi. Futbolda kazanmak da var kaybetmek de var ancak insanların ailelerinden daha önemli değil. Çok mutluyuz kimseye kırgın değiliz. İnşallah hep beraber son 16'ya da kalırız" diye konuştu. "Bazılarını affetmeyeceğim" İspanya maçının ardından ağır eleştiriler aldıklarını anlatan milli futbolcu, annesini üzenleri affetmeyeceğini söyledi. Arda Turan, şöyle konuştu: "Hayatım boyunca oynadığım futbolumla ilgili eleştirildiğim zaman sıkıntı yapmadım. Milli forma altında 90 küsur maç oynadım, 5 tane kötü maçımı hatırlatana tüm servetimi vereceğim. Biz ne paracı olduk ne primci olduk. İnsanları anlamak bazen çok güç. Benim için problem yok ama annemi ağlatmasalardı iyiydi. Benim parayla, pulla işim olmaz. O yüzden bazılarını affetmeyeceğim. Bu takım dünyanın her takımını yenebilir. Kötü oynadığımız zaman eleştirileri kabul ederim ama paracı primci ithamlarını kabul etmeyiz. İnsanlar spor yapıyor. Ailelerine söz söylemeye kimsenin hakkı yok. Ülkemiz, formamız, onurumuz için mücadele ediyoruz. Bugün coşku ve eğlenceyi hak ediyoruz. Yakışanı yaptık. Annemi yeterince ağlattılar. Herkese tek tek hesabını soracağım. Koşm... Devamı

mimari sanatlar

2010-09-23 02:36:00

mimari sanatlar Mimarlık Sanatı Mimarlık, insanların hem fiziksel mekânlara, hem de kendi duygu ve düşüncelerini anlatan biçimlere duydukları gereksinmeyi karşılayacak yapıları üretme sanat ve tekniğidir. Yerleşik yaşam biçimini benimseyen bütün toplumların mimarlığı vardır. Mimarlık yapıtları insan ürünü öteki yapıtlardan şu özellikleriyle ayrılır: * İnsanlar tarafından kullanılmaya uygun bir işlevi olması * Uzun süre ayakta durmasını sağlayacak sağlamlıkta bir strüktürü olması * Bir düşünce ya da duyguyu iletebilecek, bir deneyimi aktarabilecek bir biçimi bulunması Herhangi bir yapının mimarlık ürünü sayılabilmesi için bu üç özelliğin bir arada olması gerekir. Özelliklerin birincisi ile üçüncüsü, yapıların yerine getirdikleri toplumsal işlevlere göre değişebilirler; ama ikinci özellik bunlardan bağımsız olarak her yapıda vardır. Örneğin fabrika gibi işlevi yarara yönelik bir yapıda duygu ve düşüncelerin iletilmesine daha az önem verilmiş olabilir. Buna karşılık anıtmezar gibi daha çok duygu iletimine önem verilen yapılarda da kullanım geri planda kalabilir. Kamu yapıları ya da dinsel yapılarda ise hem kullanışlılık hem de biçimsel anlatım gücü eşit ölçüde önem taşıyabilir. Mimarlık veya mimari, binaları ve diğer fiziki yapıları tasarlama ve kurma sanatı ve bilimidir. İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, dinlenme, çalışma, eğlenme gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak üzere gerekli mekânları, işlevsel gereksinmeleri ekonomik ve teknik olanaklarla bağdaştırarak estetik yaratıcılıkla inşa etme sanatı; başka bir tanımlamayla, yapıları ve fiziksel çevreyi uygun &oum... Devamı

mimari tasarim Nedir ?

2010-06-08 01:02:00

yüzyıllık geniş bir dönemde,imparatorluğun bütününde etkili olmuş; en parlak örneklerini ise İstanbul’da vermiştir.Bu dönem mimarisinin baş yaratıları,dini ve kamusal yapılardır.Özel mülkiyet anlayışı olmadığından sivil mimariye ait yapılara pek rastlanmaz.Kamusal ve dinsel işleve sahipolmayan ilk ürünler dönemin sonlarında,batı etkisinin gelişiyle verilmiştir.Bu dönem, Erken Döneminmirasçısı olarak kubbe geleneğini sürdürmüş,Erken Dönemin sonlarında ortaya çıkan merkezi plan şemasını geliştirerek onu anıtsal ölçülere kavuşturmuştur.Bir çokları Osmanlı Klasik Anlayışının karakteristik özelliği olan; ana kubbeyi yarım kubbelerle mümkün olduğunca genişletme çabasının Ayasofya’ dan etkilenilmesi sonucu ortaya çıktığını iddia ederler. İmparatorluğun duraklama döneminegirdiği 17.yy. sonlarında ve bunu takip eden gerileme döneminde Osmanlı devlet adamları ve aydınları arasında reform arayışları baş gösterdi; fakat bu arayışlar daha çok Avrupa’nın idari ve kültürel açılardan taklit edilmesi şeklinde gelişti. Mimaride batılı üsluplar benimsenmeye başladı.Böylece 18.yy.dan sonra Klasik dönem eserlerine rastlanmadı,sivil mimari önem kazandı.  KLASİK OSMANLI MİMARİSİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ  A.Klasik Anlayış  Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alıp Osmanlı’yı doğu ve batının birleştiği noktaya kadar genişletmesiyle devlet yönetiminde doğu ve batıyı kucaklamak isteyen bir politika önem kazandı.Bu sentez arayışı kültür-s... Devamı

mimari tasarim Nedir ?

2010-06-08 01:02:00

yüzyıllık geniş bir dönemde,imparatorluğun bütününde etkili olmuş; en parlak örneklerini ise İstanbul’da vermiştir.Bu dönem mimarisinin baş yaratıları,dini ve kamusal yapılardır.Özel mülkiyet anlayışı olmadığından sivil mimariye ait yapılara pek rastlanmaz.Kamusal ve dinsel işleve sahipolmayan ilk ürünler dönemin sonlarında,batı etkisinin gelişiyle verilmiştir.Bu dönem, Erken Döneminmirasçısı olarak kubbe geleneğini sürdürmüş,Erken Dönemin sonlarında ortaya çıkan merkezi plan şemasını geliştirerek onu anıtsal ölçülere kavuşturmuştur.Bir çokları Osmanlı Klasik Anlayışının karakteristik özelliği olan; ana kubbeyi yarım kubbelerle mümkün olduğunca genişletme çabasının Ayasofya’ dan etkilenilmesi sonucu ortaya çıktığını iddia ederler. İmparatorluğun duraklama döneminegirdiği 17.yy. sonlarında ve bunu takip eden gerileme döneminde Osmanlı devlet adamları ve aydınları arasında reform arayışları baş gösterdi; fakat bu arayışlar daha çok Avrupa’nın idari ve kültürel açılardan taklit edilmesi şeklinde gelişti. Mimaride batılı üsluplar benimsenmeye başladı.Böylece 18.yy.dan sonra Klasik dönem eserlerine rastlanmadı,sivil mimari önem kazandı.  KLASİK OSMANLI MİMARİSİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ  A.Klasik Anlayış  Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alıp Osmanlı’yı doğu ve batının birleştiği noktaya kadar genişletmesiyle devlet yönetiminde doğu ve batıyı kucaklamak isteyen bir politika önem kazandı.Bu sentez arayışı kültür-s... Devamı

mimari tasarim Nedir ?

2010-06-08 01:01:00

yüzyıllık geniş bir dönemde,imparatorluğun bütününde etkili olmuş; en parlak örneklerini ise İstanbul’da vermiştir.Bu dönem mimarisinin baş yaratıları,dini ve kamusal yapılardır.Özel mülkiyet anlayışı olmadığından sivil mimariye ait yapılara pek rastlanmaz.Kamusal ve dinsel işleve sahipolmayan ilk ürünler dönemin sonlarında,batı etkisinin gelişiyle verilmiştir.Bu dönem, Erken Döneminmirasçısı olarak kubbe geleneğini sürdürmüş,Erken Dönemin sonlarında ortaya çıkan merkezi plan şemasını geliştirerek onu anıtsal ölçülere kavuşturmuştur.Bir çokları Osmanlı Klasik Anlayışının karakteristik özelliği olan; ana kubbeyi yarım kubbelerle mümkün olduğunca genişletme çabasının Ayasofya’ dan etkilenilmesi sonucu ortaya çıktığını iddia ederler. İmparatorluğun duraklama döneminegirdiği 17.yy. sonlarında ve bunu takip eden gerileme döneminde Osmanlı devlet adamları ve aydınları arasında reform arayışları baş gösterdi; fakat bu arayışlar daha çok Avrupa’nın idari ve kültürel açılardan taklit edilmesi şeklinde gelişti. Mimaride batılı üsluplar benimsenmeye başladı.Böylece 18.yy.dan sonra Klasik dönem eserlerine rastlanmadı,sivil mimari önem kazandı.  KLASİK OSMANLI MİMARİSİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ  A.Klasik Anlayış  Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alıp Osmanlı’yı doğu ve batının birleştiği noktaya kadar genişletmesiyle devlet yönetiminde doğu ve batıyı kucaklamak isteyen bir politika önem kazandı.Bu sentez arayışı kültür-s... Devamı

mimari tasarim Nedir ?

2010-06-08 00:59:00

yüzyıllık geniş bir dönemde,imparatorluğun bütününde etkili olmuş; en parlak örneklerini ise İstanbul’da vermiştir.Bu dönem mimarisinin baş yaratıları,dini ve kamusal yapılardır.Özel mülkiyet anlayışı olmadığından sivil mimariye ait yapılara pek rastlanmaz.Kamusal ve dinsel işleve sahipolmayan ilk ürünler dönemin sonlarında,batı etkisinin gelişiyle verilmiştir.Bu dönem, Erken Döneminmirasçısı olarak kubbe geleneğini sürdürmüş,Erken Dönemin sonlarında ortaya çıkan merkezi plan şemasını geliştirerek onu anıtsal ölçülere kavuşturmuştur.Bir çokları Osmanlı Klasik Anlayışının karakteristik özelliği olan; ana kubbeyi yarım kubbelerle mümkün olduğunca genişletme çabasının Ayasofya’ dan etkilenilmesi sonucu ortaya çıktığını iddia ederler. İmparatorluğun duraklama döneminegirdiği 17.yy. sonlarında ve bunu takip eden gerileme döneminde Osmanlı devlet adamları ve aydınları arasında reform arayışları baş gösterdi; fakat bu arayışlar daha çok Avrupa’nın idari ve kültürel açılardan taklit edilmesi şeklinde gelişti. Mimaride batılı üsluplar benimsenmeye başladı.Böylece 18.yy.dan sonra Klasik dönem eserlerine rastlanmadı,sivil mimari önem kazandı.  KLASİK OSMANLI MİMARİSİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ  A.Klasik Anlayış  Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alıp Osmanlı’yı doğu ve batının birleştiği noktaya kadar genişletmesiyle devlet yönetiminde doğu ve batıyı kucaklamak isteyen bir politika önem kazandı.Bu sentez arayışı kültür-s... Devamı

Boğaz'da Rihanna rüzgarı esti

2010-06-05 13:44:00

    Dile kolay yaklaşık 15 bin kişi Rihanna’yı izlemek için Kuruçeşme Arena’ya akın etti. Kıyafeti, güler yüzlülüğü ve sıcakkanlılığıyla İstanbullulara unutamayacağı bir gece yaşattı.          BİKİNİ ALTIYLA SAHNEYE ÇIKTI   Seksi şarkıcı sahneye siyah yüksek belli bir bikini altı, siyah büstiyer ve diz üstü çizmeleriyle çıktı. Tüm konser boyunca da aynı kostümü üzerinden çıkarmadı. Sarı saçları sempatik tavırlarıyla herkesin beğenisini toplayan şarkıcı özelikle sahne önündeki tüm izleyicileriyle neredeyse göz göze şarkı söyledi.   Sahnede yaklaşık 80 dakika kalan Rihanna konserin son şarkısı Umbrella’yı o sırada yağmur yerine konser alanının dört bir yerinden patlatılan kırmızı konfetilerin altında söyledi.   Sahnede pek fazla konuşmayan Barbadoslu genç şarkıcı sadece İstanbul’u ve Türkleri çok sevdiğini ve tekrar konser vermek için geleceğini söyledi.   DEV EKRAN DESTEĞİ   Kuruçeşme Arena’yı gidenler bilir 15 bin kişinden fazla kapasiteye sahip yani oldukça büyük bir alan. Fakat Arena’da konseri önlerden ya da VIP’den izlemiyorsanız büyük bir sıkıntı doğuyor. Sahneyi tam anlamıyla izleyebilmek biraz zulüm olabiliyor. Neyse ki bu sene Arena’ya tam 5 tane dev ekran kurulmuş. Sahneyi rahat izleyemeyenler için.    TRAFİK FELÇ OLDU Rihanna konseri zaten yoğun olan İstanbul trafiğini neredeyse iki katına çıkardı. Beşiktaş – Bebek arası 17.00’dan gece yarısı 01.00’a kadar trafik felç oldu. Konser ... Devamı

Mimari Tasarım

2010-06-04 21:37:00

TASARIM Tasarım, genellikle uygulamalı sanatlar, mühendislik, mimari, ve diğer yaratıcı işler çerçevesinde ele alınır ve hem bir isim hem bir fiil (tasarlamak) olarak kullanılır.  "Tasarlamak" yeni bir obje (makina, bina, ürün vs) için bir plan yaratma ve geliştirme sürecine işaret eder. "Tasarı" ise hem son plan veya taslak (bir çizim, modelleme vs) ; ya da bir plan veya taslağın sonucu (üretilen bir obje) için kullanılır. TASARIM NEDİR? Dilimize tasarlama sözcüğü, İngilizce ve Fransızca da ki “desing” kelimesi karşılığı olarak kullanılmaktadır. Desing kelimesi de Latince kökenlidir. Tasarımın birçok tanımı yapılabilir. Bunlardan birkaçını verelim: Tasarım, algı ile kavram arasında bir bağlama aracıdır. Nesnel gerçeklik ile doğrudan ilişkisi bulunmaz. Bu nedenle önemsiz ayrıntılar yerine, önemli özelliklere dikkat çeker. Bunun sonucu olarak ta algılardan genelleştirme yapılarak kanılara varılır. Tasarım bilgi edinme öğesidir. Çünkü, duyumsal tasarım ile zihinsel tasarım daima birbirini etkiler. Bu nedenle duyumsal bilgi ile ussal bilgi her zaman iç içedir. Gerçek bilgi ise böylelikle oluşur. Güzel sanatlar alanında tasarım, yaratıcı sürecin kendisi olup, bir faaliyet için gerekli olan eskiz ve planların hazırlanması süreci çalışmalarını kapsar. Tasarım: Bir şeyi zihinde biçimlendirme kurma, tasarımlanan biçim , tasavvur. Bilgisayar alanında ise: Bilgisayar destekli tasarım: Araştırma bürolarında, yeni bir ürünün tasarımı için kullanılabilen bilişim tekniklerinin tümü. TASARIMIN OLUŞUMU VE TASARIMIN DALLARI Bir tasarım kendi içinde bir yapıya ve bu yapı arkasında bir planlamaya sahip olmalıdır. Bütün san... Devamı

Pınar Yeşilada’dan ‘Nisyan’ heykelleri

2010-05-27 09:19:00

MİMAR Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü mezunu Pınar Yeşilada’nın bronz ve polyesterden hazırladığı 13 heykelinin görülebileceği sergi İstanbul’daki Galeri Kent’te açıldı. Serginin adı Arapça kökenli bir kelime olan ‘nisyan’. Yani unutmak. Yeşilada’nın bu ismi seçmesindeki en büyük neden ise, toplumların yaşadıkları pek çok travmanın üzerini örtüp sonra da onu unutmak olarak adlandırması, algılaması. Toplumsal hafızanın izinde Heykeltıraş Pınar Yeşilada, ana teması olan belleği ilk kez 2006’da açtığı DNA adlı sergiyle incelemeye başladı. Amacı toplumsal hafızayla ilgili iz sürmekti: “Bir toplumda şiddete karşı ilk refleks unutmak, üzerini kapamak, yok saymak oluyor. Bu bizim coğrafyamızda yüzyıllardır yaşanan bir hikaye. Tıpkı genetik bir hata gibi, üzeri örtülen bu durumlar, toplumda yaşanan bir travma, bilinçsiz de olsa gelecek nesillere bir şekilde aktarılıyor. Örneğin Kıbrıslı olan babam, 1950’lerden kalma bir savaş travmasına sahip. O olayları bana anlatmasa da, ben o travmayı bir şekilde hissediyorum. DNA’da bunlarla yola çıkmıştım. Şimdi Nisyan - Unutuş ile birlikte bunun bir sonraki evresine gelmiş oldum.” Sanatçının figürlerine bakıldığında çoğu düşüyormuş gibi görünüyor. Çünkü hiçbirinin yaşadığı gerçek bir zaman, hikayesinin öncesi ya da sonrası yok. Bir devamlılık söz konusu değil. Kıbrıs belgeseli yapacak Teknik açıdansa polyesterle farklı bir yöntemle çalışılmış. Bu üslup sayesinde Pınar Yeşilada, heykellerine ışığı da dahil etmiş ve onu istediği gibi kullanmış. Işığın içine geçtiği heykeller, günün her saati farklı bir hâl alıyorlar. Yeşilada, bu temaya hazırlanırken pek çok ... Devamı